Yarışma

SAYISAL SANATLAR MÜZESİ MADRİD

DIGITAL ARTS MUSEUM MADRID The public displaying of contemporary artwork has become challenging in the context of space, and eventually a bigger challenge when digital methods are used. Vast surfaces for video projections, large areas for art installations and free space for the visitors to experience interactive and virtual artwork are preferable, all of these enhance the abstraction of the artistic content. As a consequence of spatial expansion the experience of art has evolved  into a collective activity. The artistic content may be virtual, abstract and isolated, but the tools that transfer  the content to the observing eye will constitute more and more part of the urban fabric and thus our everyday life. In the proposed design the street level and its surrounding firewalls are transformed into an urban envelope:  The borders between the building and the street  are erased; the museum building itself is detached from the ground and the neighbouring buildings; the "firewalls" turn into a projection canvas, the street level is accessible to its full extent as a "plaza". One enters a single holistic space offering  projection screens in all euclidian directions and plenty of spaces for installations. The hovering building is rationalized as a cube, hosting all the necessary components  of the museum; the first three floors reserved for exhibitions topped with an educational floor and a restaurant. The design seeks a spatial answer to the dense urban fabric. The urban space is expanded over the digital "plaza". It offers a niche, where the pedestrians can [...]

KAYSERİ TİCARET ODASI

KAYSERİ TİCARET ODASI Arsa yeni yapılaşma yoğunluklarının başladığı Kayseri’nin kuzey bölgesinin şehir merkezi ile olan arayüzünde yer almaktadır. Kent merkezine yakın olan konumuna rağmen arsanın cephe verdiği işlek Kocasinan caddesi kent ölçeğinde bir yaya iletişiminin kurulmasına engel olur. Hatta imar durumunda Karayolları’ndan dolayı ortaya çıkan 30 metrelik çekme mesafesi bu durumu daha küçük ölçekte vurgular niteliktedir. Komşu parsellerdeki yapılaşmalar incelendiğinde (Otel ve Sanayi Odası binaları) barındırdıkları işleve en kısa yoldan cevap verebilen kendine yeter nitelikte yapılar olduğunu görüyoruz. Ticaret odası binasında amaçlanan ise ilk bakışta içe dönüklüğü tetikleyen bir bariyer gibi algılanabilecek bu kentsel arayüze arsa ölçeğinde programın doğasındaki çok çeşitlilikten çıkabilecek farklı mekan kurguları yardımı ile yanıtlar aramaktır. Program alışılagelmiş işlevlerden farklı olduğunu düşündüğümüz çok amaçlı meclis salonu ve halka açık kullanılabilecek bir restoranı barındırmaktadır. Mekana yönelik ilk düşünce hamlesinde bu iki işlevi zemin kata oturan bir hizmet kütlesini bazalaştırarak yüksek kota taşımak akla gelmiştir, fakat hem hacimsel niceliği hem de kamusal niteliği düşeyde ardı ardına gelecek işlev gruplarının amaçlanan ilginç iç arayüzlerinin oluşumuna olanak vermeyeceği anlaşılmıştır. Toplanma alanlarının ve restoran işlevinin zemin kotla olan teması sayesinde hizmet ve idari ofis alanlarının yine kompakt bir kütle içerisinde yüksek kota taşınması sağlanmıştır. Kompakt ofis kütlesinin, arkasında bırakmış olduğu mekan ise tüm işlevlerin düğümlendiği çok cepheli bir vakum haline gelmiştir. Dışa dönük mekanların zemin kotunda biraraya gelmesi parsel ölçeğinde ikincil iletişim mekanlarını doğurur (hem rastlantısal/esnek, arka bahçede kahve molası gibi; hem de programlı, geçiş mevsimlerinde etkinliğin dışarıya taşması gibi). Bu sayede engel gibi görünen çekme mesafesi peyzajın iç mekanla arasındaki sınırlarının [...]

İMMED TASARIM ÖNERİLERİ

STONE X Mobilya üretiminde kullanılan alışılagelmiş malzemelerde ürün tek bir kalıptan dökülmediği sürece birleştirici eleman kullanılmadan son ürün elde edilemez. Yerine göre çift komponentli yapıştırıcı, cıvata vs. olur bu birleştirici; zamanla da ana bileşenler kusacaktır bu birleştiriciyi. Pek de hafif olmayan taşın bu “pek de hafif olmama” özelliği sayesinde birleştiriciye gerek kalmayacaktır. Amaç “taş üstüne taş koymak”tır sadece. Doğal taş plakların olabildiğince az müdahale ile şekillendirilmesi ve montaj elemanı olmadan iç içe geçmesi ile oluşan iç mekan ve/veya dış mekan mobilya birimidir. STONE X, 60*40*2,4 cmlik 2 tablanın bir birine geçmesi ile oluşan bu birim; dergilik olarak kullanılır, ya da üstüne gelecek masif ahşap/taş plakla sehpaya ve birden fazla sehpanın yanyana gelmesi ile çoklu sistemlere, esnek bir ürün serisine dönüştürülür. Muğla newyork, marmara Equator mermerleri tasarımda öngörülen doğaltaş malzemelerdir. SESTAŞI Telefonlar teknolojik gelişmelerin giderek hızlanması ile işlevini artık iletişim aracı olmanın ötesine taşıdı. Bedenimize neredeyse şekil verecek kadar yakın temas halinde ve her geçen gün eklenen bir özellik ile hayatımızı ve kültürel davranışlarımızı yönlendirmeye devam ediyor. İnsan aklının eseri bu ürünün bu denli güçlü sosyokültürel etkilerinin olmasının yanında onu zayıf kılan yadsınamayacak bir özelliği vardır; fanilik... Kablolu iletişim aygıtı olmak ile düşüncelerin etkileşimli aktarıldığı bireysel varoluşla toplumsal biraradalığın arasındaki sınırların bulanıklaştığı bir kavram olma arasındaki yolculukta anlık beliren bir   kesittir o. Bu yüzden binlerce yıllık medeniyet tarihinde insana tanıklık etmiş olan malzeme yardıma gelecektir;  TAŞ. “Muğla Newyork”mermerinden iki parça olarak üretilir. Kaynağından çıkacak ses iki taşın birleşimi ile oluşan konik boşluk sayesinde çoğalıp duyulacaktır. Kimbilir; tıpkı milyonlarca yıl gizemini kayanın [...]

BORUSAN NEŞE FABRİKASI

KREŞ BİNASI Her bir tesisin kendisine ayrılmış parseli üzerinde birbirinden bağımsız sanayi üretimi yapılabileceği tek bir bina türü hakimdir organize sanayi bölgelerine. İnşaatı hızlı ve düşük maliyetli olan bu üretim hali yapıları tüm sanayi bölgelerini aynılaştırır, çünkü malzemede ve mekansal kurguda pek değişkilik göstermezler. Tesislerin artan ihtiyacına göre daha fazla üretim alanı yaratmak amacıyla yenileri en basit şekilde birbiri ardına eklemlenir. Aynı bölgede bulunan, farklı işlevlerinden dolayı biçimsel ve simgesel arayış içine giren diğer yapılar sanayi bölgesinin aynılaştıran ve yalnızlaştıran ortamında işlevsel ve de biçimsel olarak herhangi bir referans almadan varlığını sürdürüyor. Kreş yapısı önerisinde yukarıda bahsi geçen kendini ifade etme kaygısı olmayan hakim dokunun elemanlarının birer tasarım yapıtaşı olarak ele alınıp farklı işlevler ışığı altında yeniden biraraya getirilmesi amaçlanmıştır. Özellikle kreş gibi sosyal mekanların yapının odak noktası olması gereken hizmet yapılarında bu yapıtaşlarının tek işlevlikten çıkıp çok yönlü ve etkileşimli birer aktöre dönüştüğünü görüyoruz. 0-2 yaş grubu, 3-6 yaş grubu ve yönetim kadrosu tek çatı altında toplanmıştır. Bu kullanıcılar yapı içerisinde hem bir biri ile iç sokaklar üzerinden iletişimde hem de kendine özel kapalı ve açık mekanları ile birbirinden bağımsız olabilmektedirler. Yönetim kısmı arsanın sokak cephesine doğru yönelerek kontrol odaklı işlevine uygun hareket eder. Bu kamusal giriş aksı geçildikten sonra bina tüm kullanıcıların odak mekanı olan çok amaçlı alana giriş verir. Kırık çatılı yapı formu ile işlevlerin farklı açılardan merkeze uzanması ile oluşturulmuştur bu orta mekan. Kütüphane, müzik ve sanat atölyeleri de buraya eklemlenmiştir ve yapı hareketinin mekansal olarak üçüncü boyutta ilerlemesinin başlangıcını tariflerler. Bilinen dokunun dış kabuğundaki suskunluk iç mekanda [...]

KADİRLİ BELEDİYESİ HİZMET BİNASI

KADİRLİ BELEDİYESİ HİZMET BİNASI Belediye hizmet binası ve kültür merkezi alanı Kadirli-Adana karayolununun şehir merkezi girişinde, Savrun Çayı kıyısı rekreasyon alanının odak noktasında yeralmaktadır.Alan Savrun Çayı kıyı alanı içinde rekreaktif alan olmaya aday iken, diğer taraftan Kadirli'ye geleni davet eder. Savrun Çayı ve Bülbül Deresi kıyısının birleşimi alanı bir  yarımada gibi tarifler.Kara ve su birbirine dolanmakta yaşamları katıştırmaktadır. Bu bağlamda proje alanı bildik kalıplardan sıyrılarak ayrışmaya başlar. Bina olmaya değil  'zemin'  olmaya 'peyzaj ve peyzaj elamanı  ' olmaya  soyunur.Bulunduğu alanın farkında olarak mimari ile peyzaj sınır çizgilerini silikleştirir.Zira, yer bina değil; peyzaj olmak istediğini fısıldar gibi.  Suyun aşındırıcı  etkisi parseli bir yarımada gibi şekilendirirken , geriye  bıraktığı 'kaya parçaları'  projenin ilham kaynağıdır. Tüm bu veriler ışığında, proje fonksiyonuna uygun 3 kütleye ayrılmıştır.Bu bloklar  parkın birer elemanı olarak  düşünülmüştür.Bu üç blokta fonksiyon dağılımı,Belediye Başkanlığı bloku, Belediye Hizmet Bloku, Kültür Merkezi Bloku şeklinde düşünülmüştür. Mevcut kotlara bakıldığında Kamil Kara Caddesi +80 kotlarında bülbül deresi kıyısı ortalama + 77 kotlarında yeralmaktadır. Parselin +80 kotu yeşil kamusal alan olarak kullanılırken, bu kot  kamusal programı içinde barındıran +77 kotuna çatı olmaktadır. Böylelikle yapı rekreasyon alanları ve Kamil Kara Caddesi ile doğrudan ilişki kurar. Belediye Hizmet Bloklarına girişler +80 kotunda, Kültür Merkezi Girişi park alanı ile ilişkilendirilerek +77 kotunda yapılmıştır.+77 kotunda tüm bloklar birbirleriyle bağlanarak entegrasyon sağlanmıştır. Mimari ve peyzaj sınırlarını ortadan kaldırma ve 'flulaştırma' gayretine +77 kotunda  da devam edilmiştir.'Patika vari' yollarla bağlanan binaların sınırları 'su ögesi' kullanılarak belirlenmiştir..Aynı zamanda park alanı peyzajı binaya kadar taşınmış olur.Bu 'katıştırma ,sınırları yarı geçirgen yapma' durumu projenin en büyük potansiyelidir.

SCENIC SAGRES

SCENIC SAGRES A significant feature of the built environment of Sagres is the washed out white wall , be it the parapet enclosing the settlement on the high cliffs of St. Vincent or the defensive wall of the Sagres Fortress. The walls highlight a poetic interplay between the elegantly meandering edge of the natural headlands and the man made landmarks. They are exposed to the sun, the wind and the waves, thus carrying the patina of time. The beautiful landscape is superimposed by the heritage of mankind. Our intention is to break out of the enclosure of walls and extend them into and beyond the cliff edge. The enhanced cohesion between nature and the man made will be used as a medium to introduce the visitors to the age of exploration, at the same time immersing them to the genius loci. Once arrived at the parking area attached to the St. Vincent road the visitors encounter a free standing parapet wall guiding them southward along the pedestrian path to the first look-out point. It is where the natural terrain starts to get a slight inclination towards the atlantic. From here the visitor is directed to the promontory’s most easterly point where one can stand on an overhanging terrace with a panoramic view over the promontories of Sagres including the Beliche Fortress. Having arrived at the edge of the cliffs one proceeds with the final stage of the promenade by descending towards the most southerly point. There the wall wraps into [...]